PDR İLE PSİKOLOJİ ARASINDAKİ TEMEL FARK NEREDE BAŞLIYOR?
“Psikolojik Danışma”nın genel psikolojinin alt dalı olan “danışmanlık psikolojisi” olduğunu birçoğumuz “psikolojiye giriş” dersinde öğrenmiştik. Üniversitelerin “psikoloji” bölümlerinde sadece “genel psikoloji” öğretildiğini; uygulama derslerinin ise PDR bölümlerinden daha az hatta bazı üniversitelerde hiç olmadığını da… Ama bu zamana kadar genel psikoloji eğitimi alıp da klinik psikologum diye gerim gerim gerilenleri gördükçe, bilinçaltıma sızdırılan düşüncelerin kaynağını şıp diye anlayıvermiştim.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik anabilim dalı, genel psikolojinin “danışmanlık psikolojisi” alt dalının daha sonra tek başına disiplin haline gelmesiyle oluşmuş bir uzmanlık alanıdır. Danışmanlık psikolojisi, klinik psikoloji gibi başlı başlına bir alandır. Bu alanın etik ilkeleri, kuralları vardır. Yetkinlik sınırları bellidir. İddia edildiği gibi kimsenin alanına göz dikmemiştir. Genel Psikoloji’yi babası kabul eder ve zaten kuramsal bilgilerini de o kaynaktan alır.
Gelgelelim aradaki farka: Üniversitelerin Fen-Edebiyat fakültelerindeki “Psikoloji” bölümü genel psikoloji eğitimi verir; dolayısıyla “psikolog” yetiştirir. Teorik bilgi ağırlıklı yetişirler buradaki öğrenciler. Uygulama dersleri yok denecek kadar azdır. Lisans eğitimi sonrasında “Klinik Psikoloji” alanında yüksek lisans yapıp “Klinik Psikolog” unvanını alabilirler. Ama onun dışında lisans diplomasıyla klinik psikologculuk oynayamazlar; formasyonları yetmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder